İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Vücut ritminizi düzenleyin

Ses frekansı ile vücut ritmini düzenlemek mümkün.

Geçmişi binlerce yıla dayanan ses frekanslarıyla iyileşme, eski Yunan’dan en kadim geleneklere kadar birçok kültürde sıklıkla kullanıldı. Tarih boyunca müzik; askeri birliklerde morali arttırmak, insanların daha hızlı ve daha verimli çalışmalarına yardımcı olmak için her zaman tercih edildi. Şimdi ise ses
frekanslarıyla beyin dalgalarını yönetmek, bilinç kontrolü sağlamak, fiziksel ve ruhsal olarak iyileşmek mümkün hale geldi.

MTB Academia’da ‘’Bedensel ve Ruhsal Enerji Taraması’’ ile tüm organların ve çakra enerji alanlarının frekans değerlerinin ölçüldüğüne dikkat çeken Kompozitör- Müzikolog – Müzik Terapisti Fatih Yavuz, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Ses frekanslarıyla şifalanmak mümkün

Bedenimizde bulunan her atom, hücre, doku, organ, enzim, hormon ve sistem kendine has bir frekans dokusuna sahiptir ve devamlı olarak titreşir. Aynı zamanda her sistem ve hücre hem birbirleriyle hem de dış dünya ile ilgili titreşimler üzerinden devamlı bir iletişim halindedir.

İnsan bedeninin ruhsal, mental, duygusal ve fiziksel olarak bir harmoni içerisinde olması durumuna homeostaz denir. Ancak bu harmoni bozulabilir ve hastalık dediğimiz durum meydana gelebilir. Bu durum bir orkestra içerisinde belirli bir harmonide çalan enstrümanlardan bazılarının zamanla bozularak senkronizasyon ve adaptasyon işlevlerini tam olarak yerine getirememelerine benzetilebilir.

Frekans terapisi ve enerji beden ilişkisi yaklaşımı kuantum fiziğinin dinamiklerine dayanır. Frekans terapisi uygulamalarında kişinin farkındalığı ve bilinç boyutundaki frekansı yükseltilerek daha hızlı sonuçlar alınır. Müzik ve frekans terapisi ile birlikte kişinin inanç ve bilinç sistemini harekete geçirmek elde edilecek başarıyı arttırmak noktasında çok daha etkilidir.

Kuantum potansiyel nedir?

Kuantum alanında bir potansiyeli gerçeğe dönüştürmek için saf niyetinizi yüksek bir duyguyla birleştirmeniz gerekir. Niyetinize ulaşacağınız zaman yaşayacağınız duyguya girerek, niyetinizin gerçekleştiği duygusunu yoğun olarak hissetmelisiniz. Niyetinizin kuantum alanındaki elektrik yükü, niyetinizin gerçekleştiği anda yaşayacağınız duygu durumunu hissetmeniz ise kuantum alanındaki magnetik yüktür. Elektrik yükü ile magnetik yükün birleşimi kuantum alanındaki oluşun elektromanyetik imzasıdır.

Niyetinizi yönelttiğiniz yerin aslında enerji beden alanı olduğunu anlarsanız, sebepler doğrultusunda birleşmiş daha yoğun duyguları bir olay, bir kişi ya da soruna odaklayarak değişimi başlatabilirsiniz. Tüm niyet ve enerjiniz maddenin bu üç boyutlu alanına yöneldiğinde duygu durumunuz mevcut gerçekliğinizin devamlılığını yeniden oluşturmanıza olanak verir ve bu sizin değiştirmek istediğiniz gerçekliğe yönelmenizi sağlar. Eğer gerçekten değişimi yaratmak istiyorsanız bu bilinmeyene niyetinizi ve duygunuzu güçlü bir şekilde inanarak yöneltebilirsiniz.

Düşünerek bir sonraki anımızı yaratırız

Müzik düşünülerek ve odaklanarak icra edildiğinde istenilen duygu formuna dönüşür ve bu duygu bazında istediğimiz sonuçlara ulaşabiliriz. Müzik frekans bazında bir sonraki anımızı yaratmanın en güçlü dilidir. Kuantum fiziği bir sonraki anı yaratmanın rasyonelini Eko ve Teklif dalgalarıyla açıklar. Kuantum fiziği, kuantum dalgası denilen şeyin (düşünce ve inançlarımızın) sadece fiziksel olarak yayılmakla kalmayıp zaman içine de yayıldığını bulmuştur. Yani inançlarımız sadece yer değil, zaman da değiştiriyorlar. (zaman dalgaları) Demek ki “Normal kuantum dalgası” diye adlandırdığımız, geçmişten geleceğe giden kuantum dalgaları var.
 
Bunun dışında, bir de “Birleşik karmaşık dalgalar” olarak adlandırdığımız gelecekten geçmişe yayılan dalgalar vardır! Hayret verici değil mi? Ama gerçek. Geleceğe yayılan dalgalar “Teklif dalgası” geçmişe geri dönen dalgalar ise “Eko dalgası” olarak adlandırılır.

Eğer bu iki dalga karşılaşırsa, yani gelecekten gelen bir eko dalgası, bizim yolladığımız bir teklif dalgasına rastlarsa, bu durumda dalgalar birbirlerini modüle ederler ve kisinin ortak ürünü olarak ortaya “Olay ihtimali” dediğimiz şey çıkar.

Kuantum fiziğine göre “Bir olayın gerçekleşmesi ihtimali, geçmişten gelen teklif dalgası ile gelecekten gelen uygun bir eko dalgasının buluşması sonucu ortaya çıkar.” Bu şu anlama gelir; “Sadece geçmiş geleceği değil, aynı zamanda gelecek de geçmişi etkiler.” Eko ve teklif dalgaları perspektifinden baktığımızda; Aktif ve Pasif Müzik Terapi uygulamalarında icra edilecek ya da dinletilecek müziklerin seçimleri çok önemlidir.

Müzik ve beden enerji merkezleri ilişkisi

Müzik, duyguları değiştirme ve eyleme geçirme sanatıdır. Müzik terapi ise tamamlayıcı tıp uygulama yöntemleri arasında bu sanatın uygulanarak sonucunun görüldüğü performans sahnesidir.

Şamanlardan tutun, Kızılderili topluluklarına kadar, davul ve tef çalarak kötü ruhları, hastalıkları kovan yüksek ruhları, masalları, efsaneleri ve hikayeleri düşünün. Müzik, auramız ile çakramızla ve evrenle olan ilişkimizin her anında sandığımızın dışında daha çok köprü görevi üstleniyor aslında. Her çakra merkezinin enerji alanları ve bu alanların frekans aralıkları var. Kuantum potansiyeli bölümünde ifade ettiğimiz gibi her imgelemenin imgelenen şeyin niteliğine göre çakraların enerji alanları ile etkileşimi var.

Ses frekansları ile fiziksel ve ruhsal problemlere çözüm bulabiliriz

Bilim evrendeki her şeyin kendine özel frekans aralığında titreştiğini kanıtlamıştır, bedenimizdeki her organın, duygularımızı etkileyen her hormonun da kendine has frekans aralıkları olduğunu tespit etmiştir. Frekans bozuksa negatif, frekans düzgün ve uyumluysa pozitif oluşur.

Kainatın tüm sesleri, nefes alışımız, kuşlar, okyanus, hatta renkler birer frekanstır. Her bir frekansın beynimizin bölgelerine, vücudumuza ayrı ayrı etkisi var. Kainatın sonsuz frekanslarından iyileştirici olanları kullanarak ruhsal ve bedensel olarak dönüşümü sağlayabiliriz. Çünkü Müzik Öz’den gelir Öz’e dokunur Öz’den gelen ilham ve iyilik her daim iyileştirmeye odaklanır. Öz’ün frekansı uyumlu ve ahenk içerisindedir.