İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bilinçsiz tuz kullanımı hasta ediyor

Aşırı tuz kullanımının insan sağlığı açısından ciddi bir sorun olduğunu dile getiren İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyenlerinden Tamer Ezen, bilinçsiz tuz kullanımının kalp-damar hastalıkları ve inmeler başta olmak üzere birçok hastalığa neden olduğunu belirtti.  

Tuz kullanımı konusunda bilgiler veren İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyenlerinden Tamer Ezen, beslenme kültürümüzde önemli yer tutan tuzun, yemeklere aroma veren önemli bir besin olduğunu kaydetti. Ezen, evlerimizde bazı geleneksel gıdalarımızı (tarhana, turşu, salça vb.) hazırlamak, besinlerimizi uzun süre saklamak gibi hayatımızda birçok yerde kullanılan tuzun bilinçli tüketilmesinin insan sağlığı açısından önemine dikkat çekti.

Yediğimiz besinlerde tuz var

Ezen “Tuzun bu denli hayatımızda olması tüketim ölçüsünü aşırıya kaçırmamıza sebep olabiliyor ve aşırı tuz tüketimi kan basıncını artırarak dünyada ölüm sebeplerinin başında olan kalp-damar hastalıklarına ve inmelere sebep olabiliyor. Bu hususta özellikle tuzun bileşiminde yer alan sodyum kan basıncını arttırıp hastalıklara neden olabilir. Durum böyleyken günlük olarak besinlerden aldığımız sodyum miktarına dikkat etmemiz gerekir.” dedi. Tuz dışında günlük olarak tükettiğimiz besinlerin sodyum ihtiyacımızı karşıladığının altını çizen Ezen, buna ek olarak aşırı tükettiğimiz tuzun dolaşım sistemimizi zorlayıp vücudumuza çeşitli zararlar verdiğini belirtti.

Gizli tuz tüketimine dikkat!

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yemeklerimize eklediğimiz sofra tuzu tüketiminin günlük kişi başına 5 gramı geçmemesini tavsiye ettiğini kaydeden Diyetisyen Ezen ise ‘Gizli tuz’ olarak nitelendirilen yiyecek ve içeceklerdeki sodyum miktarına dikkat edilmesi gerektiğini dile getirdi. Ezen, konuyla ilgili açıklamasını söyle sürdürdü: “DSÖ’nün günlük kişi başı tuz miktarı bir tepeleme çay kaşığı veya bir silme tatlı kaşığı olarak düşünülebilir. Aşırı sodyum tüketiminde sofra tuzu dışında dikkat etmemiz gereken bazı besinler vardır. Bunlara örnek; hazır soslar, cips, tahıl bazlı bar, patlamış mısır gibi atıştırmalık ürünler, tuzlanmış kuruyemişler, turşu ve salamura besinler, gazlı veya gazsız mineralli içecekler, evlerde geleneksel hazırlanan besinler gibi. Ayrıca her türlü ambalajlı yiyecek içecek ürünün üzerindeki besin etiketi okunmalı ve içinde yer alan mono sodyum, glutamat, sodyum nitrat, sodyum bikarbonat, sodyum sitrat, sodyum askorbat vb. gibi tüm sodyumlu bileşiklerin tüketimine dikkat edilmelidir. Yemeklerimize eklediğimiz sofra tuzunun bir silme tatlı kaşığını geçmemesine özen gösterilmelidir. Kalp ve böbrek hastası olanların bu hususta azami dikkat etmesi, tüketim miktarı hakkında doktor veya diyetisyenden yardım almasını öneriyoruz. Sağlığımız açısından tuz kullanımına özen göstermememiz önemlidir.”