İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Timur İmparatorluğunun Kurucusu Emir Timur Anıldı

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Türk Dünyası Öğrenci topluluğu tarafından “Sahipkıran Emir Timur’u Anma Günü” etkinliği düzenledi.

SAÜ Kültür ve Kongre Merkezinde yapılan etkinliğin ilk bölümü panel şeklinde gerçekleşti. SAÜ emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Alpargu’nın moderatör olarak yer aldığı panele Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Musa Şamil Yüksel, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hayrunnisa Alan ve Dr. Zebiniso Kamolova konuşmacı olarak katıldı. Etkinliğe İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Vecdi Can, öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katılım gösterdi.

“Büyük bir stratejistti”

Timurlular Devleti tarihi ve Timurlularda din ve devlet ilişkisi konularında önemli çalışmaları bulunan Prof. Dr. Musa Şamil Yüksel, konuşmasında Timur’un siyasi hayatına değindi. Türklerin Türkistan’daki en büyük devletlerden birisini kuran Timur’un 1365’li yıllarda tarih sahnesine çıktığını belirten Prof. Dr. Musa Şamil Yüksel, “Çocuk yaşlarda hükümdar olma arzu ve hırsı olan Timur’un tahta çıkması kolay olmamıştır. Timur, öngörülü bir şahsiyet, büyük bir stratejistti. İstihbarat sistemini çok iyi kullanan bir liderdi. Askeri alanda gerek beşli ordu sistemi gerekse yedili ordu sistemi kullanmış, bu yüzden yenilgi almamış askeri bir dehadır” dedi.

“Türk hakimiyeti için çalıştı”

Timur’un kişilik özelliklerinden de bahseden Yüksel, “Yüzüğünde ‘doğru söyleyen kurtuluşa erer’ yazılı olan bir şiarı vardı. Âlimler ile sohbet etmeyi sever, onlarla içli dışlı olurdu. İlim ve sanatkârlığa olan düşkünlüğü, Semerkant okulu diyebildiğimiz ekolün Anadolu’yu ve Osmanlı’yı etkilediğini biliyoruz” diye konuştu. Timur’un Türklük için çalıştığını dile getiren Yüksel, “Amacı Cengiz Han’ın kurduğu topraklara hâkim olmaktı. Bugünkü Moskova’ya ve Anadolu topraklarına da gelen Timur, şahsi olmayıp, ‘gökte bir tanrı varsa yerde de bir hükümdar olmalıdır’ diyerek Türk hakimiyet anlayışını benimsemiştir” dedi.

“Ticareti ve fikir yaşamını canlandırdı”

Prof. Dr. Hayrunnisa Alan, konuşmasında Timur’un Türk ve dünya tarihi bakımından yeri ve önemine değindi. Timur’un vizyonundan bahseden Alan, “Timur’u diğerlerinden farklı kılan, Moskova’dan Delhi’ye, İstanbul’dan Kaşgar’a kadar olan coğrafyada bir idare tesis etmesiydi. Bu yaptıklarının arkasında bir hırs ve açgözlülük yoktu. Tam tersine güvenli, sağlıklı bir yaşam alanı kurma hayali vardı. Timur’un dönemi, Moğol istilasından sonra Asya’daki zayıflayan sosyalliğin ve ticaretin tekrar canlandığı döneme denk geliyor. Ticaretin, fikirlerin dolaşımı gibi konularda hâkim olma başarısıyla anabiliriz. Timur Türk İslam tarihi dönemindeki hanedanlarda karşımıza çıkan hükümdar profilinden ve hükümdardan beklenen şeylerden aykırı bir şey yapmadı” dedi.

“Timur Özbek halkının da milli kimliğini oluşturdu”

Timur’u Özbekistan açısından değerlendiren Dr. Zebiniso Kamolova da Emir Timur’a hayran olduğunu dile getirdi. Çocukluğunda babasından Emir Timur hakkında hikayeler dinlediğini söyleyen Kamolova, Özbekistan Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı İslam Karimov’un Özbekistan tarihine yüzünü dönerek büyük katkılarda bulunduğunu belirtti. Kamolova, “İslam Karimov’un eserinde yer alan; ‘Tarih milletin gerçek terbiyecisidir. Yüce büyük atalarımızın yaptıkları ve cesaretleri tarihi hafızamızı canlandırarak, yeni vatandaşlık şuurunu şekillendirmekte ahlaki terbiye ve ibret kaynağına dönüştürmektedir’ sözüyle Özbek halkının milli kimliği ecdatları üzerinden, özellikle Emir Timur şahsiyeti üzerinden oluşturulmaya çalışıldı” dedi. Dr. Zebiniso Kamolova, Emir Timur’un Özbekistan’ da yaptırdığı eserleri de anlatarak sunumunu tamamladı.

Etkinlik ‘Emir Timur ile Hafız-ı Şirazi’nin Karşılaşması’ adlı tiyatro gösterisi ve SAÜ Devlet Konservatuvarı mezunu Armin Ahmadzdeh’in müzik dinletisiyle son buldu.