İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

‘Teknolojiye Değil Hayata Bağlanmalıyız’

Uzman Klinik Psikolog Hasan Lütfü Ayanoğlu, teknoloji çağında çocukların sosyal ve psikolojik durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

Günümüzde televizyon, tablet ve telefon gibi birçok kitle iletişim araçlarının yaşamımızın ayrılmaz birer parçası haline geldiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Hasan Lütfü Ayanoğlu, konu ile ilgili yaptığı açıklamada’’ Teknoloji, bugün çocuklarımızın içinde yetiştiği çevrenin adeta tamamlayıcı bir parçası olmuştur. Görsel iletişim aracı olduklarından dolayı cazip bir duruma gelmiştir. Yapılan araştırmalara bakıldığında çocuklarımızın çoğu ebeveyn kontrolü olmadan özellikle televizyon başında zamanının çoğunu geçiriyor. Bu duruma farklı bir açıda bakacak olursak çocuğun televizyon başında uzun zaman geçirmesi aynı zamanda çocuğun ihmalini ortaya çıkarıyor. Çocukların bilinçsiz bir şekilde kitle iletişim araçlarını kullanmasında en büyük görev ailelere düşmektedir’’ dedi.

Şiddet Öğrenilen Bir Davranıştır

Televizyon programlarının içeriklerine vurgu yapan Psikolog Hasan Lütfü Ayanoğlu, ‘’Bu programlar genel anlamda şiddet unsurları içermektedir. Şiddet öğrenilen bir davranıştır. Bundan tam 59 yıl önce Albert Bandura’nın yaptığı Bobo Doll deneyine bakacak olursak çocukların, şiddeti sosyal öğrenmeyle hayatına geçirdikleri ve davranışlarına uyarladıkları gözlemlenmiştir’’ diye konuştu.

Çocuklar Bizim Geleceğimizdir

Sakarya Özel Altınküre Fen ve Anadolu Lisesi’nde görevli Uzman Klinik Psikolog Hasan Lütfü Ayanoğlu, Günümüzde yaşanan toplumsal ve evrensel felaketlerin sosyal medya ve televizyon haber programları aracılığıyla sansüre uğramadan olduğu gibi konulduğunu dile getirdi.

Ayanoğlu konuşmasına şu şekilde devam etti, ‘’Bu haberlerin çoğu biz yetişkinleri kaygılandıracak derecedeyken çocuklar üzerinde olumsuz bir etki bırakması kaçınılmazdır. Kötü içeriklerden onları uzak tutmak, onların bilişsel, davranışsal ve duygusal gelişimleri açısından daha sağlıklı olacaktır. Kontrolsüz televizyon, tablet ve telefon kullanımı, çocuklarda saldırganlığı, korkuyu ve kaygıyı arttırmaktadır. Unutulmaması gereken tek şey çocuklarımız bizim geleceğimizdir. Bu sebeple geleceğimizin daha temiz zihinler ve üretebilen bir nesillere ihtiyacı vardır. Biz aileler ve büyükler olarak çocuklarımız ve geleceğimiz için üzerimize düşenleri yerine getirmeliyiz. Epictetus’un bir sözünün ne kadar doğru olduğunu günümüzde daha iyi görüyoruz ‘Bir insanın, anavatanı çocukluğudur’ bu cümle herkesin üzerine uzun uzun düşünmesi gereken bir konudur. Çocuklarımız teknolojiye değil hayata bağlanmalılar’’ ifadelerini kullandı.