İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sanatçıların “Teşhir ve Sahne” yorumu

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Çağdaş Sanat Konuşmaları’na konuk olan küratör ve yazar Duygu Demir ile film yapımcısı Köken Ergun, katılımcılarla “Teşhir ve Sahne” üzerine söyleşi gerçekleştirdi.

Halkı, sanatın her dalıyla buluşturacak etkinlikler gerçekleştiren Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Çağdaş Sanat Konuşmaları her geçen gün artan ilgiyle devam ediyor.

2018 yılından bu yana düzenlenen Çağdaş Sanat Konuşmaları’nın bu ayki konuğu küratör ve yazar Duygu Demir ile film yapımcısı Köken Ergun oldu. Misi Mahallesi’ndeki Nilüfer Belediyesi Sanatevi’nde düzenlenen “Çağdaş Sanat Konuşmaları” yine ilgiyle takip edildi.

Söyleşide Duygu Demir ve Köken Ergun sahne, temsil, teşhir gibi ilgi alanlarının kesişim noktasındaki kavramlardan yola çıkarak kendi pratiklerinden bahsettiler.

Küratörlerin sadece sanatçıya alan sağlayan kişiler olmadığına dikkat çeken Duygu Demir, “Küratörlük nedir”,  “Sergi yapmak nedir” gibi konular üzerinde tarihsel araştırma yaptığını anlattı. 19. yüzyıldan bu yana sergileme tarihini ve dünya fuarlarının bugünkü güncel sanat sergileriyle bağlantısını incelediğini anlatan Duygu Demir, bu araştırmasında karşısına çıkan ilginç detayları da katılımcılarla paylaştı.  Demir, “Eskiden fuarlarda düzenlenen eğlence koridorları şimdi müzelerde yapılıyor. Örneğin müzede kaydıraklar olabiliyor, ya da müzede otel odası konsepti oluşturup isteyenlerin bir gece kalmalarını sağlayan sanatçılar var. Ayrıca sergilerin yapıldığı bölgelerde yaşayanlarla ilişki kurmaya çalışan kurumlar ve sanatçılar var artık. Sanat kurumları, mekanları sadece sergi alanı olarak değil bir tür laboratuvar olarak görmeye başladı. Üretimlere katılımı önemseyen projeler geliştiriliyor” ifadelerini kullandı. 

Sergileri ile ilgili deneyimlerini fotoğraflarla anlatan Demir, farklı sergi örneklerinden de paylaşımlarda bulundu.

Kendine özgü sosyal grup ve alt kültürlerin ritüellerini bu gruplara entegre olarak inceleyen video sanatçısı Köken Ergun de güçlerin, fikirlerini ortaya koymak için muhakkak teşhire ihtiyaç duyduklarına vurgu yaptı. Ergun “Sergilerin bir iktidarı var. Biz onu sanat olarak görüyoruz ama ardında ciddi bir iktidar var. Sergisine yer verilen sanatçının seçimi, sergilenen yer, özür sergileri vs. hepsinin ardında bir iktidar var” diye konuştu. 

Köken Ergun, İstanbul’da Zeynebiye Mahallesi’nde yaşayan Caferi sakinlerinin 2010 yılı Aşura hazırlıklarını anlatan Aşura (2012) ve İsrail’de yaşayan Filipinliler’in güzellik yarışmasını anlatan Binibining Promised Land (2010) isimli filmlerini katılımcılarla birlikte izleyerek teşhir konusunu tartıştı.