Gülyeter Erdoğan Yüce ve Gamze Muz’un Cukurova Medical Journal’de yayınlanan ‘COVID-19 pandemisinin yetişkinlerin diyet davranışları, fiziksel aktivite ve stres düzeyleri üzerine etkisi’ başlıklı makalesinde COVID-19 pandemisi kısıtlamalarında Türk toplumundaki yetişkinlerin diyet davranışları, fiziksel aktivite ve stres düzeylerindeki değişime ait bulgular paylaşıldı.
COVID-19 pandemisi kısıtlamalarında Türk toplumundaki yetişkinlerin diyet davranışları, fiziksel aktivite ve stres düzeylerindeki değişimin araştırılması amacıyla yapılan ve Kesitsel tipte tasarlanan çalışma, 9-18 Haziran 2020 tarihleri arasında Türkiye’nin farklı illerinde yaşayan 18 yaş ve üzerindeki herkese açık olarak yapılmış. Pandemi süreci tedbirleri nedeniyle veriler elektronik anketlerle toplanmış. Veri toplama araçlarını dolduran 579 kişi araştırmanın örneklemini oluşturmuş.
Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre katılımcıların, %69.7’sinin sevdiği gıdaları daha fazla tükettiği, %70.4’ünün yemeklerden sonra atıştırma sıklığının arttığı, %74.8’inin çay ve kahve, %65.1’inin çikolata ve tatlı gibi şekerli gıda, %68.9’unun un ve unlu mamul ve %67.9’unun meyve tüketiminin arttığı belirlenmiş. Katılımcıların %54.1’inin, kadınların %56.3’ünün, erkeklerin ise %48.1’inin inaktif olduğu belirlenmiş. Kadınların algılanan stres seviyesinin daha yüksek olduğu ve farkın anlamlı olduğu bulunmuş.
Araştırmanın sonuç bölümünde;’COVID-19 sürecinde beslenme alışkanlıklarında meydana gelen değişim incelendiğinde katılımcıların büyük bir kısmının sevdiği gıdaları daha fazla tüketme eğiliminde olduğu, yemekten sonra atıştırma sıklıklarının arttığı, cips, çerez, çikolata, tatlı, un ve unlu mamuller gibi yüksek düzeyde karbonhidrat ve yağ içeren gıdaların, çay ve kahve tüketiminin arttığı belirlenmiştir.
Fiziksel aktivite düzeyi ile ilgili kadın ve erkeler arasında anlamlı bir fark görünmemesine rağmen erkeklerin kadınlara göre daha yüksek fiziksel aktivite düzeylerine sahip olduğu ve kadınların daha büyük bir kısmının inaktif olduğu belirlenmiştir.
Örneklem Türkiye’deki yetişkin nüfusun tam bir temsili olmadığı için çalışmanın sonuçlarının tüm topluma genellenemez’ ifadeleri kullanılmış.
Kaynak: https://dergipark.org.tr/tr/pub/cumj/issue/59504/794585



