Aşırı Kafein Tüketimi Çarpıntıya Neden Olabilir

Çarpıntının aniden başlayabileceğini, bazen tetikleyen bir neden bile olmadan meydana gelebileceğini belirten VM Medical Park Ankara Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Bozkaya, aşırı kafein tüketimi (çay, kahve, enerji içecekleri), stres, susuzluk, uykusuzluk, sigara, alkol kullanımı gibi faktörlerin çarpıntıyı tetikleyebileceğini söyledi.

VM Medical Park Ankara Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Bozkaya, çarpıntı hakkında uyarılarda bulundu.

Çarpıntının vücutta belli şikâyetler oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Bozkaya, “Çarpıntı bazen müdahaleye gerek kalmadan kendiliğinden sonlanabilir. Genel anlamda bakıldığında hastalarımız çarpıntıyı göğsümde bir kuş çırpınıyor, bir duraklama, boşluk hissi oluyor gibi veya tekleme hissine benzeterek ifade etmektedir” dedi.

Erişkin bireylerde gün içinde, istirahatte normal kalp atım hızının dakikada 60-100 arasında olduğunu söyleyen Doç. Dr. Özlem Bozkaya, “Enfeksiyon dönemleri, ateş varlığı, gebelik veya çocukluk döneminde kalp atım hızı fizyolojik olarak biraz daha yüksek gözlenebilmektedir. İstirahatte veya uykuda dakikada kalp atım hızı 60’ın altına da düşebilir. Bu durumlar bir patolojinin haberdarı değildir” diye konuştu.

ÇAPRINTIYI TETİKLEYEBİLECEK DURUMLARA DİKKAT EDİLMELİ

Hastaların detaylı öykülerini alarak yaşam tarzlarını sorguladıklarında çoğunlukla çarpıntıyı tetikleyen durumları belirleyebildiklerini vurgulayan Doç. Dr. Özlem Bozkaya, sadece bunların düzeltilmesi ile şikâyetleri gerileyen hastaların olduğunu belirtti.

Doç. Dr. Bozkaya, çarpıntıyı artırabilecek unsurları şöyle sıraladı:

· “Aşırı kafein tüketimi (çay, kahve, enerji içecekleri)

· Stres

· Dehidratasyon (susuzluk)

· Uykusuzluk

· Sigara, alkol kullanımı

· Sekonder nedenler (altta yatan guatr, anemi gibi hastalıklar)

· Bazı ilaçlar (gribal enfeksiyonlarda kullanılan ‘dekonjestan’ denilen ilaçlar, astımda kullanılan solunum yolu açıcı ilaçlar, dikkat eksikliği tedavisinde kullanılan uyarıcı nitelikteki ilaçlar, bazı antidepresanlar).”

Doç. Dr. Bozkaya, çarpıntı şikâyeti olan bireylerin, öncelikle bu durumlarının gözden geçirilmesi gerektiğini ve ardından kontrol altına alınması gerektiğini söyledi. Tetikleyici bir nedene bağlı çarpıntıların, polikliniğe gelen çarpıntı hastalarının büyük bir çoğunluğunu oluşturduğunu dile getiren Doç. Dr. Özlem Bozkaya, bu nedenlerin kontrolü ile çoğunlukla şikâyetlerin düzeldiğini açıkladı.

Bazı çarpıntı şikâyetlerinin ileri tetkik edilmesinin gerekli olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Özlem Bozkaya, bu unsurları şöyle sıraladı:

· “Bayılmanın eşlik ettiği

· İstirahatte aniden başlayıp, aniden sonlanan

· Geceleri uykudan uyandıran

· Yaşam kalitesini bozacak sıklıkta meydana gelen

· Altta yatan bir tetikleyicinin olmadığı çarpıntılardır.”

EKG TANI KOYMAYA YARDIMCI TETKİK OLABİLİR

Çarpıntı şikâyeti ile kardiyoloji polikliniğine başvuran her hastanın detaylı öyküsünün ve yaşam tarzının incelendiğini ifade eden Doç. Dr. Özlem Bozkaya, “Hastaların uyku düzeni, stres düzeyi, sigara-alkol kullanımı, kaygı bozukluğu, başka bir hastalık varlığı veya ilaç kullanımı, aile öyküsü, beslenme alışkanlıkları irdelenmektedir. Kan tahlillerinde kansızlık veya guatr gibi sekonder nedenlerin olup olmadığına bakılır. Kalp ritminin anlık değerlendirildiği Elektrokardiyografi (EKG) incelemesi yapılır. Yapısal kalp hastalığı varlığının incelenmesi için doktorunuz Ekokardiyografik görüntüleme yapabilir” şeklinde konuştu.

EKG’nin sadece o andaki kalp ritmini gösterdiğini ifade eden Doç. Dr. Özlem Bozkaya, şu bilgileri paylaştı:

“Bazı hastalarda, tüm gün kalp ritmini görebilmek ve olası ritim bozukluğunu saptayabilmek için 24 saatlik Ritim Holter tetkiki öneririz (bazı cihazlarda bu süre 48-72 saate kadar uzayabilir). Bu tetkik küçük bir cep aletinin üzerinize bağlanması ile yapılan, kolay, güvenilir bir tetkiktir. Cihaz üzerinizdeyken günlük yaşantınıza devam edebilirsiniz. Çarpıntı şikâyetleri olan hastalar gibi; ayrıca senkop (tam bilinç kaybı olan bayılma) şikâyeti olan hastalarda da altta yatan olası ritim bozukluğunu incelemek için de Ritim Holter önerilmektedir. Bu tetkik sonucunda muayene esnasında saptanmayan ancak gün içerisinde kısa süreli olup geçen çarpıntılar, baygınlık hissi gibi kalp kaynaklı tüm ritim bozuklukları tespit edilebilir. Bu cihazların bazılarında olay kayıt edici özelliği bulunur ve siz çarpıntı şikâyeti hissettiğiniz anda düğmeye basarak bu anı kayıt altına alabilirsiniz.

ÇARPINTINIZ VARSA BUNLARA DİKKAT EDİN;

Doç. Dr. Özlem Bozkaya, çarpıntı şikâyeti olan tüm bireylerde günlük hayat tavsiyeleri önerilerinde bulundu.

· Muayeneye gittiğiniz hekiminizi kullandığınız ilaçlar, düzenli kullandığınız bitki çayları veya destek tedavileri konusunda lütfen tam bilgilendiriniz.

· Günlük yaklaşık 2-2,5 litre su içmeye özen gösterin.

· Kafein tüketiminde güvenli limit olan günlük 240 miligramı geçmeyin (1 fincan Türk kahvesi veya çayda yaklaşık 40mg; 1 kupa filtre kahvede yaklaşık 100 mg filtre kahve bulunur.)

· Enerji içecekleri gibi yoğun şeker ve kafein içeren içeceklerden uzak durun.

· Günlük yeterli ve kaliteli uyku uyuyun, 4 haftadan daha uzun süren uykusuzluk problemlerinde mutlaka profesyonel destek alın

· Kalp atım hızını azaltma etkisi bilinen derin diyafram egzersizlerini hayatınıza katın, doğru nefes almayı öğrenin. Diyaframın kullanıldığı derin nefesler; kalbi yavaşlatan parasempatik sistemi aktive etmenin en etkili yollarından biridir. Doğru nefes egzersizleri kalp hızı yüksek olan bireylere olumlu katkı sunacaktır.

· Hareket edin. Haftada 4-5 gün, en az 30 dakika süren yürüyüşler yapın.

· Sigara ve alkol tüketmeyin.

· Stresle baş etme yolları geliştirin. Günümüzde kaygı bozukluğu ve panik atak, kalp çarpıntılarının en sık nedenleri arasında yer almaktadır ve bu durumlar tedavi edilmedikçe, hiç bir çarpıntı ilacı tek başına fayda etmeyecektir.

 

UYGUN İLAÇ KULLANIMI TERCİH EDİLEBİLİR

Çarpıntının tedavi yollarından bahseden Doç. Dr. Özlem Bozkaya, “Yaşam tarzı önlemlerinden başka, bazı hastalarda kalp ritim düzenleyici veya nabız yavaşlatıcı ilaç kullanımını önerebiliriz. Bu ilaçların hekim kontrolü olmadan kullanılması sakıncalıdır. Kalp ritim düzenleyici ilaç kullanan hastalar; tedaviye cevap, ilaç etkinliği ve yan etki profili açısından değerlendirilmek üzere aralıklı hekim kontrollerini aksatmamalıdır. Nadiren ciddi ritim bozukluğu düşündüğümüz bazı hastalarda tanı için elektrofizyolojik çalışmaya (EPS) ihtiyaç duyarız. EPS’de kalp ritim bozukluğuna neden olan anormal ileti yollarının saptanması halinde ablasyon dediğimiz işlemle bu yolların yakılarak tedavi edilmesi mümkündür. Bu tetkik özel merkezlerde yapılır” açıklamasında bulundu.

AKILLI SAATLER KAYGIYI ARTIRABİLİR

Son zamanlarda akıllı saat uygulamalarındaki gelişmelerle, saat kayıtlarında kalp hızında yükseklik saptayan hastalarla polikliniklerde daha sık karşılaşıldığının altını çizen Doç. Dr. Özlem Bozkaya, “Kalp hızında eforla, stresle artış gözlenmesi fizyolojik bir bulgudur. Ancak kayıtlarda özellikle istirahatte dakikada 140-150’yi bulan kalp atım hızları saptanırsa bunun Kardiyolojik olarak incelenmesi gerekir. Ancak bu saatlerin şöyle bir dezavantajı oluyor; hasta kalp atım hızını takıntı haline getirerek sürekli nabız kontrolü yapıyor. Bu da kaygı düzeyini arttıran bir durum. Ancak çarpıntı şikâyetleri olan kişilerde, şikâyet anındaki kalp hızının objektif olarak gözlenebilmesi adına akıllı saatler değerli. Ritim analizi ve tiplemesi konusu geliştirilmeye ihtiyacı olan bir konu olmakla birlikte, Atriay Fibrilasyon uyarısı konusunda gayet başarılı olduğunu da söyleyebiliriz. Taşınabilir ve giyilebilir cihazların, teknolojik gelişmeyle, aritmi alanında kardiyolojiye oldukça katkı sağlayacağını düşünüyorum” diyerek sözlerini noktaladı.

Bir cevap yazın