İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

SAÜ’de Ev ve Şehir Üzerine Düşünceler Konuşuldu

Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezince (SASGEM) düzenlenen konferansa bu hafta mimar Serkan Akın katıldı.

SAÜ Hukuk Fakültesi Sabahattin Zaim Konferans Salonunda yapılan konferansta “Kurtuluş İçin Üç Temel Tavır: Ev ve Şehir Üzerine Düşünceler” konusu ele alındı.

Konuşmasına “İnsanlık tarihi boyunca söylenmemiş hiçbir söz kalmamıştır. Dolayısıyla ben bugün bir şeyler söyleyeceğim ama ilk kez söylediğimi iddia etmiyorum” sözleriyle başlayan Akın, kavramların köklerine ineceğini, nasıl ve niçin sorularına bir şekilde cevap bulmaya çalışacağını söyledi.

Akın, “Allah, Hz. Adem’i kelimeler ve kavramlar üzerinde, onu eşref-i mahlukat yapan, onu evrende yaratılmış diğer tüm mahlukatın bilgisi ve yeteneğiyle üstünde ve dışında olarak irade beyan edebilen, kelimeler ve kavramlar üretebilen, alet yapabilen ve düşünebilen olarak yaratıyor” diye konuştu. Dinleyicilere Adem’le Havva’nın yeryüzüne indirildiği zaman ilk olarak ne yaptıkları sorusunu soran Akın, devamında ilk olarak nikah kıydıklarını söyledi. Akın, “Yeryüzünde yaptıkları şey ise taşları üst üste koyarak Kâbe’yi inşa etmek olmuştur” dedi.

“İnsanlık tarihi boyunca bugüne kadar olan ve bundan sonra olacak hikayelerin tamamı İblis’in Adem’e secde etmesi ya da etmemesi üzerine kurulan hak ve batıl mücadelesidir” diyen Akın, Hz. Adem’in hukuk bilgisiyle yeryüzündeki ilk hukukçu olduğunu söyledi. Akın, “Hz. Adem Kâbe’yi inşa etme bilgisiyle yeryüzünde ilk mimardır, Hz. İbrahim’in Kâbe’yi kaybolan temellerinden bulup açığa çıkarmasıyla yeryüzünde ilk mühendislerdendir. Evi inşa edip taşları üst üste koymaları ise ustalık bilgisidir, mimar ve imar bilgisidir” diye konuştu.

Akın, “pazarlık sünnettir” sözünün çok yanlış olduğunu belirterek, “Peygamberimizin herhangi bir malın tek taraflı fiyatını düşürdüğü tek bir örnek bulamazsınız, bu iftiradır. Sünnet olan, Hz. Adem’in Kâbe’yi inşa ettikten sonra evlatlarıyla birlikte bu malların evlatları arasında değiş tokuşunu sağlamak için kurduğu yer olan pazardır” şeklinde konuştu.

“Neden Kâbe’ye dönüyoruz” sorusunu soran Akın, “Çünkü Kâbe’ye dönerken diyoruz ki; Ey Allah’ım, hayatımın merkezi, sorunlarımın çözümü, ufkumun baktığı nokta Kâbe’dir. Peki, neden tavaf ederken etrafımızda dönüyoruz? Diyoruz ki; Ey Kâbe, geldik, yanındayız, etrafında dolanıyoruz, diyoruz ki hayatımın merkezinde sen varsın, o yüzden biz senin etrafında dönüyoruz, diyoruz. Dolayısıyla hac aynı zamanda bir kongredir, pazardır” diye konuştu.

“Kentleşme politikalarımız milli güvenlik sorunudur”

Türkiye’yi sadece İstanbul’a yerleştirmenin çok büyük stratejik bir hata olduğunu belirten Akın, “Aslında Türkiye topraklarının yüzde iki buçuğuna tüm ülkeyi dünya standartlarına göre yerleştirebiliyoruz. Mesele İstanbul’un kalabalıklaşması değil, Anadolu’nun boşaltılmasıdır” dedi.

Akın, “Tufanlar azgınlıklar ve sapkınlıklar üzerine kopmaz. Eğer bunların üzerine kopsaydı bugün tufan kopması gerekirdi. Tufan, iyiler olduğu halde iyilik üretmeye devam etmedikleri için, kötüler kötülük üretmeye devam ettikleri için, kötülerin iyilerin iyilik üretmesine engel oldukları için tufan kopar, helak olurlar. Bugün güneş bu dünyada en az bir kişinin en az bir tane iyilik yapma ihtimali üzerine doğdu” şeklinde konuştu.

“Ev önce imar, sonra inşa edilir”

Akın, “Ev hukukla inşa edilir, ev mahremdir, selamdır, barıştır. Dolayısıyla evliliği geciktirdiğimiz her türlü kariyer planı hatalıdır. Dünyanın en iyi sosyoloğu olsanız bile bekarsanız hiçbir işe yaramazsınız. Ev en özel alanımızdır. Bu yüzden ev krediyle inşa edilmez, ev müteahhitle inşa edilmez. Müteahhit ev inşa etmez apartman inşa eder. Apartman kentlerde bulunur, şehirlerde ev bulunur. Şehirlerde pazar bulunur, kentlerde AVM bulunur. Şehirlerde su parayla satılmaz, kentlerde parayla satılır” ifadelerini kullandı.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir